Canlı Yayın
Dinlediğini Paylaş
Anasayfa Programlar Karagöz ve Hacivat ile Atasözlerimiz Karagöz ve Hacivat ile Atasözlerimiz

Karagöz ve Hacivat ile Atasözlerimiz

                                                                              8.BÖLÜM

Karagöz: Aman Hacı Cavcav, hoş geldin!

Hacivat: Hoş bulduk ama birden şaşırdım.

Karagöz: Hangi treni kaçırdın?

Hacivat: Tren değil Karagöz'üm, seni karşımda görünce şaşırdım.

Karagöz: Beni çarşıda görünce kaçırdın mı?

Hacivat: Canım hemen yanlış anlama! Yani sana seslenmek için hazırlanıyordum ki ağzım açık aldı.

Karagöz: Kazın saçakta mı kaldı?

Hacivat:Değerli efendim, yani tam sana seslenecektim ki seni yanımda buldum.

Karagöz: Öyle söylesene köftehor, şimdi anladım!

Hacivat: Neyse efendim... Söyle bakalım böyle acele nereye gidiyorsun?

Karagöz: Bir yere gitmiyorum.

Hacivat: İki gözüm desene beni karşılamaya geldin!

Karagöz: Hay, hay seni aşılamaya geldim.

Hacivat: Aşılamak değil efendim, yani beni karşılamaya mı geldin, demek istiyorum.

Karagöz: Pataklarım ha!

Hacivat: Canım durup dururken niye kızıyorsun?

Karagöz: Köftehor, durup dururken olur mu? Ben kasap mıyım?

Hacivat: Allah Allah, kasaplık da nereden çıktı şimdi Karagöz'üm?

Karagöz: "Beni parçalamaya mı geldin?" dedin ya...

Hacivat: Hah hah hah... Parçalamak olur mu, "Beni karşılamaya mı geldin?" dedim.

Karagöz: İyi ya ben de seni karşılamaya geldim!

Hacivat: İlahi Karagöz'üm, gördün mü aynı şeyi söylüyoruz! Demek ki küçük bir karışıklık oldu.

Karagöz: Hay hay, küçük bir karışıklık oldu.

Hacivat: Neyse efendim, söyle bakayım böyle heyecanla, böyle telâşla beni karşılamanın sebebi nedir?

Karagöz: Köftehor ben seni talaşla mı karşıladım?

Hacivat: Talaş değil Karagöz'üm, telâşla dedim. Söyle peki ne oldu?

Karagöz: Aman Hacı Cavcav, şey oldu, şey şey. Sana bir şey soracaktım ama neydi?

Hacivat: Unuttun mu?

Karagöz: Unuttum galiba.

Hacivat: Neyse, aklına gelince söylersin. Eeee, görüşmeyeli nasılsın Karagöz’üm?

Karagöz: Köftehor, her gün görüşüyoruz ya!

Hacivat: Canım lafın gelişi diyorum. Yani dünden beri nasılsın, neler yapıyorsun?

Karagöz: Bulduğum her işi yapıyorum.

Hacivat: Aferin, boş duranı kimse sevmez! Keşke okuma yazman da olsaydı, hiç işsiz kalmazdın!

Karagöz: Boş kaldıkça çalışıyorum ya…

Hacivat: Çok iyi!… Neredesin?

Karagöz: İstasyondayız ya!

Hacivat: Canım öyle değil, yani çalışmanın neresindesin demek istiyorum.

Karagöz: Çalışmanın içindeyim Hacı Cavcav!

Hacivat: Allah iyiliğini versin, sana nasıl anlatmalı? Ne çalışıyorsun?

Karagöz: Bilmiyor musun, ilkokul birinci sınıf kitaplarına çalışıyorum.

Hacivat: Efendim, onu biliyorum! Haftalar evvel alfabeye başlamıştın hani. Harfleri söktün mü?

Karagöz: Ben söktüm de hanım kaybolmasınlar diye tekrar yerlerine dikiyor.

Hacivat: Öyle değil, yani harfleri artık tanıyor musun?

Karagöz: Tabii tanıyorum, birbirimizi görünce selamlaşıyoruz.

Hacivat: Senin bugün yine tersliğin üstünde.

Karagöz: Köftehor, seni görünce tersim dönüyor.

Hacivat: Pekala, heceliyor musun?

Karagöz: Hay hay, geceliyorum.

Hacivat: Değil efendim, yani yan yana gelen harflerin sesini verebiliyor musun?

Karagöz: Ben ses veriyorum, onlar da bir ağızdan şarkı söylüyorlar.

Hacivat: Karagöz’üm, cancağzım, iki gözüm. Niye böyle yapıyorsun? Asabımı bozuyorsun. Bana güzel cevaplar versen sana yardım edeceğim ama fırsat vermiyorsun ki…

Karagöz: Köftehor, yardım ettin de "Olmaz" mı dedim.

Hacivat: Pekala, bizim alfabede kaç tane harf var?

Karagöz: Herkesin kendi alfabesi var, sizin alfabede kaç harf olduğunu ne bileyim ben.

Hacivat: Allah Allah!… Yani Türk alfabesinde kaç harf var biliyor musun?

Karagöz: Onu bilmeyecek ne var!

Hacivat: Aferin, söyle bakalım?

Karagöz: Önce sen söyle ki kendin biliyor musun göreyim!

Hacivat: Canım bilmesem ben okuyup yazabilir miyim! Tabii yirmi dokuz harf var Karagözüm!

Karagöz:Aferin, ben de öyle söyleyecektim Hacı Cavcav!

Hacivat: Neyse… İlk harfin adı nedir?

Karagöz: Köftehor aklımı karıştırma! Harflerin adı soyadı da mı oluyor?

Hacivat: Seni ders çalıştırırken oğlun nasıl sabrediyor da "İmdat" diye bağırmıyor, aferin çocuğa!

Karagöz: Oğlumu harflere karıştırmam!

Hacivat: Efendim ilk harfin adı aaaaa’dır. Neymiş?…

Karagöz: Aaaaaaadır!…

Hacivat: Aaaaadır değil, aaaaa!…

Karagöz: Hacı Cavcav, bu harfin adı bizim alfabede çok kısa idi ama senin ağzında lastik gibi uzadı.

Hacivat: Sen kısasını öğren yeter: a…

Karagöz: Gördün mü, ben de sana öğretiyorum.

Hacivat: Sonra hangi harfler gelir?

Karagöz: Bilmeyecek ne var, öteki harfler gelir.

Hacivat: Efendim, be, ce, çe, de..

Karagöz: Hay hay, peçete getir. Yemek mi var?…

Hacivat: Hay peçete gözüne girsin! Kaç tane sesli harf olduğunu da bilmiyorsun değil mi?

Karagöz: Harflerin hepsi seslidir Hacı Cavcav!

Hacivat: Kim söyledi?…

Karagöz: Kimse söylemedi ama harfin sesi çıkmazsa onu nasıl okuruz? Ses çıkarmayan harf mi olur. Bıy bıy bıy…

Hacivat: Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur.

Karagöz: Senin oğlun yok ki Hacivat.

Hacivat: Bu bir atasözü Karagöz’üm. Bir kişi çok çalışmasına rağmen öğrenemiyor, ilerleyemiyorsda böyle denir: Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur.

Karagöz: Sen bana kafam çalışmıyor mu diyorsun Hacivat!

Hacivat: Ha şunu bileydin.

Karagöz: Sen de köteği hak ettin. Pata da küte, pata da küte.

Hacivat: Ah, vah, uf, of….

                                                                              -8.Bölüm Sonu-

 

 

PAYLAŞ
DEĞERLENDİRİN
YORUM YAP