Canlı Yayın
Dinlediğini Paylaş
Anasayfa Programlar Unutulmaz 10 Türk Filmi Unutulmaz 10 Türk Filmi

Unutulmaz 10 Türk Filmi

Filmin Adı: Şaban Oğlu Şaban

Oyuncular: Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Adile Naşit, Şener Şen

Filmin Yönetmeni: Ertem Eğilmez

Senaryo: Sadık Şendil

Müzik: Kemani Sebuh Efendi- Kürdilihicazkar Longa

Filmin Türü: Komedi

            Filmde Kemal Sunal, “Şaban” adında sakar ve saf bir gençtir. Halit Akçatepe ise Şaban’ın arkadaşı “Ramazan” olarak karşımıza çıkar. Şener Şen, “Hüsamettin” adında bir kumandandır. 

           Şaban askerliğini yapmaktadır. Sakarlıklarıyla kumandan Hüsamettin’i çok kızdırmaktadır. Sonunda Şaban ve Ramazan’ın askerliği biter. Hüsamettin Bey, Şaban’dan o kadar nefret etmektedir ki dışarıda onu görürse vuracağını söyler.

           Şaban ve Ramazan askerlikleri bittikten sonra çalgıcılık yapmaya başlarlar. Çalıştıkları yerde bir tesadüf sonucu polislerin yakalayamadığı kabadayı Eşref’i etkisiz hâle getirirler. Bunun sonucunda Nazır Paşa, Ramazan ve Şaban’ı polis yapar. Polis şefi ise Hüsamettin Bey’dir.

Şaban: Polis müdürü sen misin?

Hüsamettin Bey: Evet, benim.

Ramazan: Bizi Nazır Bey yolladı.

Hüsamettin Bey: Ya, neden?

Şaban: Gizli polis yaptı bizi.

Hüsamettin Bey: Bana sormadan nasıl yapar?

Şaban ve Ramazan: Aaa.

Şaban: Aaa kumadanım Hüsamettin.

Hüsamettin Bey: Şaban?

Şaban: Evet ben Şaban oğlu Şaban.                 

Hüsamettin Bey: Sana sivil hayatta karşıma çıkma demedim mi?

Şaban: Öyle mi dedin?

Hüsamettin Bey: Artık kimse seni elimden alamaz. Vuracağım seni.

Şaban: Kıyma bana. Kurtar beni Ramazan.

Ramazan: Bu sefer vuracak Şaban.

Kapı açılır.

Nazır Paşa: Damat, bana bak.

Hüsamettin Bey: Emredin efendim.

Nazır Paşa: Bu aslanlara derhal silah verilecek.

Hüsamettin Bey: Niye?

Nazır Paşa: Senin ve teşkilatının aylardır yakalayamadığı Kadırgalı’yı bu iki kahraman delikanlı yakaladı. Ben de onları gizli polis yaptım.

Hüsamettin Bey: Nasıl olur, olmaz yapamazsınız.

Nazır Paşa: Ne demek olmaz, ben ne dersem o olur.

Hüsamettin Bey: Tabii efendim.

          Hüsamettin Bey aynı zamanda Nazır Paşa’nın damadıdır ve Paşa’nın ailesiyle birlikte yaşamaktadır. Paşa’nın kız kardeşinin bir elması vardır. Bir akşam ev halkı elması görmek için ısrar eder. Nazır Paşa’nın kız kardeşi elması sakladığı kümesten çıkarır ve ev halkına gösterir. O sırada elektrik kesilir. Elektrik geldiğinde elmas ortada yoktur.

Nazır Paşa’nın kız kardeşi: Getirdim işte, doya doya seyredin.

Seyretmeye başlarlar.

Nazır Paşa’nın kız kardeşi: El sürmek yok. Seyredin o kadar.

Gelinlerden biri: Öff çekil önümden göremiyorum.

Enişte: Vay vay vay, o ne biçim şey öyle.

Yeğen: Ne güzel parlıyor değil mi?

Gelinlerden biri: Ay, gözlerim kamaştı.

Elektrik kesilir.

Hep beraber: Aaaa…

Nazır Paşa’nın kız kardeşi: Ne oluyor?

Hüsamettin Bey: Bu ne be, yakın şu ışıkları.

Nazır Paşa’nın kız kardeşi: Aaa elmasım yok. Aman Allah’ım!

Yeğen: Hala seyrediyorduk. Niye kaldırdın elması?

Nazır Paşa’nın kız kardeşi: Kim kaldırdı canım? Ben ellemedim bile.

Gelinlerden biri: Elmas nerede öyleyse?

Yeğen: Yoksa çalındı mı?

Gelinlerden biri: Aman Allah’ım hırsız var.

Nazır Paşa’nın kız kardeşi: Elmasım. Gitti gitti gitti…. (Ağlar)

Hüsamettin Bey: Olmaz olamaz, nasıl çalınırmış?

Nazır Paşa: Kim aldıysa koysun yerine. Böyle şakalardan hoşlanmam.

        Nazır Paşa, hırsızı yakalamaları için Şaban ve Ramazan’ı görevlendirir. Ramazan ve Şaban hırsızı yakalamak için araştırma yapmaya başlar.

Gelinlerden biri: Hepimiz masanın başındaydık.

Şaban: Çok iyi.

Ramazan: Hepinizi değil, seni sorduk. Sen neredeydin?

Gelinlerden biri: Tam şurada duruyordum.

Ramazan: Ya demek elması yakından gördün…

Gelinlerden biri: Tabii.

Ramazan: Peki, peki nasıl duruyordu?

Gelinlerden biri: Masanın ortasında, şurada duruyordu.

Ramazan: Anlaşıldı.

         Aslında elması Nazır Paşa almıştır. Elmas bir oyun sonucu Hüsamettin’in cebine atılır. Ramazan ve Şaban evde Hüsamettin’in üzerini arar, o sırada elması bulurlar. Hüsamettin suçsuzdur ancak Ramazan ve Şaban onu sıkıştırmaktadır. Hüsamettin çok öfkelenir ve Şaban’ı öldürmek ister. Ancak o sırada savaş çıktığı ve bütün askerlerin orduya gideceği haberi gelir. Hüsamettin Bey bu haberi alınca Şaban’ı bırakır. Şaban, Ramazan ve Hüsamettin Bey orduda tekrar karşılaşır.

 

Asker: Kumandanım!

Hüsamettin Bey: Gene ne var?

Asker: Harp ilan oldu. Harbiye nezaretinin emriyle eli silah tutan herkes askere gidecek.

Şaban: Hüsamcığım…

Hüsamettin Bey: Efendim?

Şaban: Artık beni öldüremezsin.

Hüsamettin Bey: Neden?

Şaban: Şu andan itibaren sivil değil, askeriyenin malıyım.

 

-*--

Şaban: Ramazan, yeni kumandan bugün geliyor değil mi?

Ramazan: Geliyor.

Şaban: Bana bak, Allah vere de aksinin biri olmasa…

Asker: Toplanın, çabuk toplanın. Kumandan geliyor kalkın.

Ramazan: Şaban, bak kim geliyor!

Şaban: Kim geliyor? At geliyor.

Ramazan: Atı bırak, üstündekine bak!

Şaban: Eyvah, o! Hüsamettin Kumandan, kaçalım!

Ramazan: Olmaz, yakalar!

Şaban: Ramazan kurtar beni.

Ramazan: Gel, gel.

Şaban: Dur, bohçamı alayım.

Asker: Dikkat! Hizaya geç!

Hüsamettin Bey: Merhaba asker!

Askerler: Sağ ol!

Hüsamettin Bey: Rahat! Bugün sizlere ilk olarak el bombasını anlatacağım.

Şaban: Aman patlamasın!

Hüsamettin Bey: Patlamaz! Neden? Çünkü şu kapsülü çekmedim. Şimdi çektim.

Şaban: Patlayacak.

Hüsamettin Bey: Hayır, patlamaz. Çünkü şu mandalı sıkıyorum. Sıkmazsam 15 saniyede bom!

Asker: Kumandanım telefon geldi. Karargâhtan sizi istiyorlar.

Hüsamettin Bey: Ya? Tut şunu evladım. Şimdi geliyorum. (Bombayı görmeden Şaban’a verir)

Şaban: Ramazan?

Ramazan: Ne?

Şaban: Ben şimdi parmağımı hiç gevşetmeyeceğim değil mi?

Ramazan: Sakın ha!

Şaban: Demek böyle gevşetirsem…

Ramazan: Sen ne yaptın Şaban, çabuk at!

Şaban: Niye, patlar mı?

Ramazan: Patlar tabii!

Şaban: Sahi mi ya? Tut şu tüfeği bakayım! (Bombayı fırlatır)

Şaban: Patladı.

Hüsamettin Bey: Hangi hayvan attı bu bombayı?

Şaban: Ben attım canım kumandanım, Şaban Oğlu Şaban.

 

 

Soru 1: Şaban ve Ramazan askerliği bitirince öncelikle ne iş yapar?
Soru 2: Kayıp olan elması aslında kim çalmış?
Soru 3: “Ramazan ve Şaban, Eşref’i etkisiz hâle getirir.” cümlesinde geçen “etkisiz hâle getirmek” ifadesi ne demektir?

PAYLAŞ
DEĞERLENDİRİN
YORUM YAP