Canlı Yayın
Dinlediğini Paylaş
Anasayfa Programlar Unutulmaz 10 Türk Filmi Unutulmaz 10 Türk Filmi

Unutulmaz 10 Türk Filmi

Filmin Adı: Süt Kardeşler

Oyuncular: Kemal Sunal, Şener Şen, Halit Akçatepe, Hale Soygazi, Adile Naşit, Ayşen Gruda

Yönetmeni: Ertem Eğilmez

Müzik: Kemani Sebuh Efendi- Kürdilihicazkâr Longa

Filmin Türü: Komedi

Filmin Senaryosu: Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Gulyabani adlı romanından 1976 yılında uyarlanan senaryosunu Sadık Şendil’in yazdığı filmdir.

 

            “Unutulmaz 10 Türk Filmi”nde bu hafta sizin için seçtiğimiz film “Süt Kardeşler”. Ertem Eğilmez’in yönettiği filmin müziği Kemani Sebuh Efendi’ye ait. Komedi türündeki filmin başrollerini Kemal Sunal, Şener Şen, Halit Akçatepe, Hale Soygazi ve Adile Naşit paylaşıyor.

Senaryoyu Sadık Şendil, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “Gulyabani” adlı romanından uyarlamıştır.

        Filmde Kemal Sunal, Şaban adında saf bir delikanlıdır. Halit Akçatepe, Şaban’ın arkadaşı Ramazan’ı canlandırır. Şener Şen ise Şaban ve Ramazan’ın kumandanı Hüsamettin Bey olarak karşımıza çıkar.

      Gemide asker olan Şaban’a sütannesi Melek Hanım’dan bir mektup ve sütkardeşi Afife’nin bir fotoğrafı gelir. Şaban okuma yazma bilmediği için mektuplarını Ramazan’a okutur.

 

Ramazan zarfı açar. Afife’nin fotoğrafını görür. İç çeker.

 

Şaban: Hadi oku. Ramazan okusana ya! Ramazan, ya okusana şunu. Kimden gelmiş meraktan çatlayacağım. Hadi oku.

Ramazan: Peki peki. (İç çeker.) Okuyorum.

Ramazan mektubu okumaya başlar.

Ramazan: Sütoğlum Şaban.

Şaban: Aaa! Sütannemden gelmiş. Ah canım benim.

Ramazan: Nasılsın benim tosun oğlum?

Şaban: Eh fena değil. Şu çavuş da olmasa daha iyi olacak ama… Evet.

Ramazan: Şaban’ım.

Şaban: Efendim.

Ramazan: 20 yıldır gözümde tütüyorsun. Sokakta gördüğüm bütün bahriyelilere acaba benim sütoğlum bu mu diye bakıyorum.

Şaban: Islak birini görürsen işte o benim.

Gülerler.

Ramazan: Gemin İstanbul’a gelmiş. İzin alır almaz bekliyorum. Sütkardeşin de seni çok görmek istiyor. Bir de resmini yolladım sana.

 

          Ramazan, Şaban’ın sütkardeşi Afife’nin fotoğrafını görünce ona âşık olur ve onun yerine sütoğlan olarak Melek Hanım’ın evine gitmek ister. Şaban’ı kandırır ve Melek Hanım’ın evine gider. Ramazan, Afife’yi görünce ona sarılır. Bu sırada eve Melek Hanım’ın ağabeyi, Ramazan ve Şaban’ın kumandanı Hüsamettin gelir. Hüsamettin Bey sinirli biridir. Melek Hanım, Hüsamettin Bey’in onlara sarılırken gördüğü için çok kızacağını bilir. Bu yüzden Melek Hanım, Ramazan’ı Afife’nin kocası Bayram olarak tanıtır.

 

        Şaban’ın ise dışarıda kafası çok karışmıştır. Kim olduğunu unuttuğu için çeşitli sıkıntılar yaşar. Sonunda dayanamaz ve sütannesi Melek Hanım’ın evine gelir. Ramazan, Şaban’ı Hüsamettin Bey’in emir eri Ramazan olarak tanıtır. Bu sırada Afife’nin gerçek kocası Bayram da eve gelir. Melek Hanım, Bayram’ı Hüsamettin Bey’e sütoğlu Şaban olarak tanıtır. İşler iyice karışmaya başlar. Hiç kimse yeni ismine alışamamaktadır. Bayram ise karısını Ramazan ile görmekten çok rahatsızdır. Ancak Melek Hanım Hüsamettin Bey’in korkusundan gerçekleri söyleyemez.

 

           Melek Hanım’ın başka bir problemi daha vardır. Onu her gece odasının penceresinden Gulyabani adlı bir canavar rahatsız etmektedir. Ev halkından sadece Melek Hanım Gulyabani’yi görmektedir.  Bu yüzden ona kimse inanmamaktadır. Ancak bir gün ev halkından birkaç kişi Gulyabani’yi görür.

 

Melek Hanım: Sen inanma bakalım. İnanma. Hele gelsin Gulyabani o zaman görürüm ben seni.

Yasemin: Aman Melek. Güldürme beni. Gelsin de görelim.

Melek Hanım: Dur bakayım. Dur bakayım. Belki de gelmiştir.

Pencereden bakar.

Melek Hanım: Geldi işte. Geldi. Gel bak kendi gözlerinle gör.

Yasemin: Hey Allah’ım sen bilirsin.

Yasemin de pencereden bakar.

Yasemin: Ay bana bir şeyler oluyor.

Melek Hanım: Ya inanmaz mısın? Otur şuraya otur.

 

         Hüsamettin Bey duruma el koyar. Gulyabani’yi yakalamak ister. Gulyabani’yi Melek Hanım’a bu canavarı musallat eden Bihter ve Bayram’ın babası Kerami Bey’dir. Amacı Melek Hanım’ı delirtip Melek Hanım’ın malına oğlu Bayram vasıtasıyla sahip olmaktır.

 

      Ancak filmin sonunda gerçekler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar. Melek Hanım, Hüsamettin Bey’e tüm gerçekleri anlatır. 

                                                                                                                       

Hüsamettin Bey: Melek bu işin aslını anlat yoksa bunlar katil edecek beni.

Melek Hanım: Dur ağabey. Elini kana bulama. Senin asıl damadın bu.

Hüsamettin Bey: Bu mu?

Melek Hanım: Evet.

Hüsamettin Bey: Bak bir daha değişiklik istemem.

Melek Hanım: Peki.

Hüsamettin Bey: Peki, bu kim?

Melek Hanım: Sütoğlum.

Hüsamettin Bey: Seni hiç sevmedim süt oğlan.

Şaban: Biliyorum. Babamı da sevmezdiniz.

Hüsamettin Bey: Sus. Peki, sen kimsin?

Ramazan: Emir eriniz Ramazan.

Hüsamettin Bey: Emir erim Ramazan, seni gözümden ayırmayacağım Ramazan. Seni hiç unutmayacağım Ramazan.

 

         Daha sonra Hüsamettin Bey Gulyabani’yi yakalamak için bir plan yapar. Şaban, Ramazan ve Bayram Gulyabani’yi yakalar. Gulyabani evin kâhyasıdır. Bu işi Kerami Bey’in yaptırdığını itiraf eder. Gulyabani’yi yakalamada gösterdikleri başarıdan ötürü Şaban, Ramazan ve Bayram’a madalya verilir.

 

 

Soru 1: Ramazan neden Şaban’ın yerine geçmek ister?
Soru 2: Şaban Hüsamettin Bey’e kendini kim olarak tanıtır?
Soru 3: “Hüsamettin Bey duruma el koyar.” cümlesinde geçen duruma “el koymak” deyimi ne anlama gelmektedir?

PAYLAŞ
DEĞERLENDİRİN
YORUM YAP