Canlı Yayın
Dinlediğini Paylaş
Anasayfa Programlar Unutulmaz 10 Türk Filmi Unutulmaz 10 Türk Filmi

Unutulmaz 10 Türk Filmi

Filmin Adı: Köyden İndim Şehre

Oyuncular: Kemal Sunal, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Halit Akçatepe, Tekin Akmansoy

Filmin Yönetmeni: Ertem Eğilmez

Filmin Senaryosu: Zeki Alasya, Sadık Şendil

Müzik: Esin Engin, Moğollar

Filmin türü: Komedi

            Unutulmaz 10 Türk filmi adlı programda bu hafta sizin için seçtiğimiz film “Köyden İndim Şehire”. Filmin yönetmeni Ertem Eğilmez. Senaryo, Zeki Alasya ve Sadık Şendil’e ait. Komedi türündeki filmin başrollerini Kemal Sunal, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Halit Akçatepe ve Tekin Akmansoy paylaşıyor.

            Filmde Metin Akpınar “Hayret”, Zeki Alasya “Himmet”, Kemal Sunal “Saffet” ve Halit Akçatepe “Gayret” adında dört erkek kardeştir. Tekin Akmansoy, “Ali Rıza Emmi” rolüyle karşımıza çıkar.

            Hayret, Himmet, Saffet ve Gayret kardeşler köylerindeki tarlada çalışırken hazine bulurlar. Bu duruma çok sevinirler ve hayal kurmaya başlarlar. Altınları köyde bozduramayacaklarını bilirler. Güvenilir birine ihtiyaçları vardır. Akıllarına Ankara’daki hemşerileri kuyumcu Ali Rıza Emmi gelir. Dört kardeş, Ankara’ya gitmeye karar verir. Ankara’da Ali Rıza Emmi’nin dükkânını bulurlar ancak onu göremezler. Çünkü şehir dışındadır. Bir testi altınları vardır ancak altınları bozduramadıkları için paraları yoktur. İki gün parklarda yatarlar ve aç kalırlar. En sonunda bu şekilde yaşamayacaklarını anlarlar. Bir işe girerler ve para kazanmaya başlarlar. Kardeşler sık sık altınlarını saymaktadır. Büyük ağabey Hayret bu işi üstlenmiştir. Ancak biri konuşunca kafası karışmakta ve saymaya yeniden başlamaktadır.

 

Himmet: 1-2-3… 8340-8341-8342-8343-8344-8345

Hayret: 

Keklik idim vurdular

Kanadımı kırdılar

Beraber:

Daha ben ne idim ki

Annemden ayırdılar

Gel gel yanıma keklik

Kastın canıma keklik

Al kınalı parmakların

Batır kanıma keklik

Saffet:

Kekliğimin kafesi

Mis kokuyor nefesi

Himmet: Altın sayarken türkü söylenir mi? Şaşırıyorum. (Altınları saymaya devam eder.) Şimdi buradan geçti ah ciğerimin köşesi.

Kardeşler Himmet’e güler.

            Ali Rıza’yı görmek tekrar için kuyumcuya giderler. Onu bulur ve ona altın verirler. Ali Rıza, altını görünce çok şaşırır. Onlara altını yarı fiyatına satar. Önceleri dört kardeşin bu altını bulduğunu düşünür. Ancak kardeşler altın bozdurmaya tekrar gelince onlarda daha çok altın olduğunu anlar. 

            Ali Rıza, bunun üzerine kardeşleri bir otele yerleştirir. Altınların yerini anlamaya çalışır. Kardeşler altınlarını bir çuvalın içinde saklamaktadır. Ali Rıza bunu fark eder. Kardeşler, altınları saklayacak yeni bir yer aramaya başlar. Hayret’in üzerine çok cepli bir kıyafet dikerler. Altınları o ceplere yerleştirirler. Hayret bu kıyafetin üstüne günlük giysilerini giyince hiçbir şey belli olmaz. Ancak Hayret’in üzerindeki ağırlıkla yürümesi ve oturması güçleşir.

 

Ali Rıza Emmi: Bak hanım bak kimler geldi. Yeğenlerim geldi. Bu en küçükleri Gayret.  Yengen, Baldızım.

Baldız: Hoş geldiniz.

Ali Rıza Emmi: Bu da Saffet. Çuvallı Saffet. Yengen, Baldızım.

Ali Rıza Emmi’nin karısı: Hoş geldiniz evladım.

Baldız: Hoş geldiniz.

Ali Rıza Emmi: Bu da Hayret. Yengen, Baldızım.

Hayret: Hoş gördük.

Baldız: Hoş geldiniz.

Ali Rıza Emmi: Bu da en büyükleri Himmet.

Ali Rıza Emmi, Himmet’e dokunur. Himmet düşer.

Ali Rıza Emmi’nin karısı: Ah ne oldu?

Himmet: Üstüme birden bire bir ağırlık çöktü.

Hayret: Himmet Ağabey kalk. Gayret Himmet Ağabey. Sen dokunma Ali Rıza Emmi.

Gayret: Karışma lütfen.

Ali Rıza Emmi’nin karısı: Şöyle bir yere oturtsak Ali Rıza.

Ali Rıza Emmi: Hay Allah birden bire ne oldu?

Gayret: Meraklanma Ali Rıza Emmi.

Hayret: Arada sırada olur böyle.

Himmet: Ya. Güler.

Sandalyeye oturturlar. Sandalye kırılır.

Ali Rıza Bey: Himmet oğlum sende bir hâl var.

Himmet: Evet. Üstüme çöken ağırlık devam ediyor. Kaldırın beni buradan.

Ali Rıza Emmi: Bari şu koltuğa oturtun.

Hayret: Sağlam mıdır?

Ali Rıza Emmi: Sağlamdır.

Himmet: Yavaş.

Hayret: Kırılmadı.

Ali Rıza Emmi: Sağlamdır, sağlamdır. Bari biz de şöyle geçelim. Buyurun, buyurun, şöyle geçelim. Geçin.

Saffet sen de geç oğlum. Geçin, geçin. Şöyle yengenin yanına çök. Şöyle otur. Gayret, sen de yer bul kendine.

Gayret: Ben de şöyle oturayım.

Ali Rıza Emmi: Küçükleri çok maskara canım.

Saffet: Evet. 

Ali Rıza Emmi’nin Karısı: Yaa, maşallah. Rahatsız oluyorsun Saffet Bey oğlum. O çuvalı biraz yere bıraksana.

Saffet: Yok canım böyle gayet iyi.

Ali Rıza Emmi: Yok onlar çuvallarından katiyen ayrılmazlar.

Himmet: Sebebi var Ali Rıza Emmi. Sebebi var. Güler.

            Ali Rıza bu arada dört kardeş ve eşlerini evinde misafir etmeye başlar. Ali Rıza’nın karısı ve baldızı bu durumdan çok rahatsızdır. Ancak altınlar herkesin sessiz kalmasına neden olur.

            Ali Rıza, altınların Hayret’in üzerinde olduğunu anlar. Kardeşler, Hayret’i bu zorluktan da kurtarmak ister. Altınları dışarıda bir yere gömerler. Ali Rıza peşlerindedir, gizlice onları takip eder ve kardeşlerin altınları nereye gömdüklerini görür.  Altınları gömdükleri yerden alır. O sırada kardeşler de birbirlerinden habersiz altınları almaya gelir. Aslında tüm kardeşler altınlara tek başına sahip olmak ister. Kardeşler altınları Ali Rıza’nın aldığını görür. Kardeşler ve Ali Rıza arasında altın kapma mücadelesi başlar. Bir inşaatın tepesine çıkarlar. Çuval aniden açılır ve altınlar dökülür. Altınlar böylece ne kardeşlerin ne de Ali Rıza’nın olur. Kardeşler tekrar köylerine ve fakir hayatlarına döner. 

 

 

Soru 1: Dinlediğiniz metne göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Soru 2: Ali Rıza’nın kardeşleri otele yerleştirmesinin sebebi ne olabilir?
Soru 3: “Altınlar böylece ne kardeşlerin ne de Ali Rıza’nın olur.” cümlesi ile aşağıdakilerden hangisi aynı anlamdadır?

PAYLAŞ
DEĞERLENDİRİN
YORUM YAP