Canlı Yayın
Dinlediğini Paylaş

Yeşil Dünyamız

Çevremizde var olan güzelliklere dikkat çekmek üzere yola koyulduğumuz programımızdan herkese merhaba.

İlk programımızın, bu konudaki hassasiyetimizi sınama fırsatı olmasını dileyerek yola çıktık. Çevremizin sorunları neler, çevremize ne kadar önem veriyoruz ve onu korumak adına neler yapabiliriz? İşte bu soruları cevaplamak istiyoruz.

Temiz çevre, insan ve diğer canlıların yaşaması için uygun ortamdır. Doğal kaynakları korunan ve bunu sağlayacak şartlara sahip çevredir.

Her geçen gün bunu sağlamak daha da zorlaşıyor. Çünkü dünya nüfusu giderek artıyor. Özellikle şehir yaşamını kolaylaştırıcı bazı gelişmeler doğal kaynakları bozuyor.

Bu sorun küresel bir sorun olarak ilk defa “1972 Stockholm İnsan ve Çevre Konferansı”nda irdeleniyor.  Konferansta; her ülkenin çevreye karşı sorumluluğunu kabul etmesinin, insanın yeryüzündeki varlığını sürdürebilmesinin esas koşulu olduğu noktasında birleşiliyor. Konferanstan sonra ise 1972 yılında UNEP yani Birleşmiş Milletler Çevre Örgütü kuruluyor.

Çevre konusundaki çok taraflı, diğer anlamıyla çok sayıda devletin ortak iradesini ortaya koyan belgeler, çoğunlukla 1972 BM İnsan Çevresi Konferansından; bilinen diğer bir adıyla Stockholm Konferansından sonra kabul ediliyor.

Küresel ısınma ve beraberinde gelen iklim değişikliği yıkıcı etkilerini gün geçtikçe artırıyor. Son 15 yılın ortalama sıcaklıklarına bakıldığında, en yüksek sıcaklıklar kaydediliyor. 2050 yılında 200 milyonu aşan sayıda iklim mültecisinin ortaya çıkması öngörülüyor. 

Öte yandan, can kayıplarının da olduğu büyük doğal afetler yaşıyoruz. Doğal kaynaklarımızı aşırı ve yanlış kullandıkça çevrenin dengesini bozuyoruz. Bilim adamları bu sürecin durdurulabileceğini ve hatta tersine dönebileceğini öngörüyor. Mesela, doğaya bulunacağımız katkıların en başında ağaç dikmek geliyor. Çünkü ormanlar, özellikle küresel ısınmaya karşı doğal bir kalkan görevi üstleniyorlar.

Konumuzla ilgili önemli başlıklardan biri de su. Kuşkusuz tüm canlıların yaşam kaynağı, sudur. Dolayısıyla su varsa hayat vardır. Suyumuzu da tasarruflu kullanabilmenin birçok yolu mevcuttur. Üstelik bunlar her yaştaki bireyin rahatlıkla uygulayabileceği tedbirlerdir. Unutmamak gerek; bugün bile dünya üzerinde 1 milyar insan hala temiz içme suyuna ulaşamıyor. Her gün 5 bin insan kirli içme suyu nedeniyle hayatını kaybediyor.

Çevremizi tehdit eden önemli başlıklardan bir başkası ise atıklardır. Nüfus artışı, yaşam standartlarımızın yükselmesi, şehirleşme ve tüketim maddelerinin çeşitlenmesi, atıkların da sayıları ve olumsuz etkilerini her geçen gün artıyor. Araştırmalara göre bir yılda kendi ağırlığımızın 7 katından fazla atık üretiyoruz.

Doğayı korumanın yolu doğal kaynakları korumaktan, bu kaynakları doğru kullanmaktan, tasarruftan yani gereksiz tüketim yapmamaktan geçiyor. 

Peki, neler yapalım?

-Geri dönüşüm ve yeniden kullanıma önem verelim ki doğal kaynakların tüketimini en aza indirelim.

-Enerjimizi ve suyumuzu kullanırken tasarruf tedbirlerini göz ardı etmeyelim; çünkü su tükenebilir bir kaynaktır.

-Plastik ve benzeri ürünleri kullanmaktan mümkün olduğunca kaçınalım; canlılara büyük oranda zarar verdiğini ve uzun yıllar doğada yok olmadığını hatırlayalım.

-Aşırı tüketimden kaçınalım. Tüketeceğimiz ürünlerin doğal malzemelerden üretilmiş olmasına dikkat edelim. Doğal ürünlerin sağlıklı olmalarının yanı sıra doğaya dönmesinin de daha kısa sürdüğünü belirtelim.

-Fazladan bir ağacın varlığını hafife almayalım; araştırmalara göre bir kişi yılda 7 ağaç tüketir. Yani her yıl doğaya 7 ağaç borcumuz olduğunu unutmayalım.

Kaybettiklerimiz belki geri gelmeyecek. Ama daha da önemli bir şey var; henüz elimizde kalanlar. Dünyanın sahip olduğu ormanların yarısı hala bizim. Binlerce nehir, göl, buzul ve binlerce canlı türü de öyle. Değişmek için gereken güç elimizde. Öyleyse ihtiyacımız olan sürdürülebilir bir yaşam, sürdürülebilir bir çevre için neden bugünden başlamayalım?

Yeşil Dünyamız’ın bu haftalık sonuna geldik. Önümüzdeki hafta sonsuz olmayan güzelliklerimize dikkat çekmeye devam edeceğiz. Programı hazırlayan ve sunan ben Ayşe Bilgici Yücel. Bir sonraki programımızda görüşünceye dek hoşça kalın.

 

 

PAYLAŞ
DEĞERLENDİRİN
YORUMLAR
24 Aralık 2015 18:38

Bu program da diğer programlar gibi harika.Gerçekten çok teşekkürler.Ama keşke onlar gibi pdf metni de varsaydı. Lütfen metni de yüklenebilir misiniz?


Yanıt:
Merhaba! Programımızın PDF metni var. Tekrar dener misiniz?
YORUM YAP